31 Ekim 2016 Pazartesi

Biraz Tarih

İbranice Havra (Grekçe Sinagogos), Grekçe Kilise, Arapça Cami etimolojik olarak aynı anlamdadır. Hepsi de topluluk, toplanma yeri anlamındadır.
Musevilerin kutsal kitabı İbranice, Hristiyanların kutsal kitabı Grekçe (Antik Yunanca), Müslümanların kutsal kitabı ise Arapça yazılmıştır.
Arapça İbranice dilinden etkilenmiştir. Köken itibariyle İbranice olan Arapça kelimeler vardır.
M.Ö. 1750 yıllarında, Hz. İbrahim Mezopotamya’da doğmuş, Kenan iline (Filistin) göçmüş, ülkede baş gösteren kıtlık yüzünden eşi Sara ile birlikte Mısır’a gitmiş, orada Hacer kendisine cariye olarak verilmiş, daha sonra tekrar Kenan diyarına dönmüş ve orada vefat etmiştir.
Hacer’den Hz. İsmail, Sara’dan da Hz. İshak doğmuştur.
Hz. İshak’ın oğlu Yakup ve oğlu Yusuf döneminde Museviler (M.Ö. 1600’lü yıllar) Mısır’a göç etmiş, burada yaklaşık 400 yıl yaşadıktan sonra Hz. Musa önderliğinde (M.Ö. 1200’lü yıllar) Kızıldeniz’i geçerek Sina yarımadasına yerleşmişlerdir. Hz. Musa burada vefat etmiş, Museviler Filistin’e yerleşmiş ve burada Hz. Davud ve Hz. Süleyman döneminde güçlü bir devlet kurmuşlardır. Yahudi tapınağı Hz. Süleyman döneminde Kudüs’te inşa edilmiştir. Daha sonra Yahudiler kuzey-güney devletleri olmak üzere İsrail ve Yahuda devleti olarak ikiye bölünmüş, kuzeydeki devlet M.Ö. 700’lü yıllarda Asurlular tarafından işgal edilmiş, güneydeki devlet ise M.Ö. 586 da Babilliler tarafından işgal edilmiş, Yahudi tapınağı yıkılmış ve buradaki Yahudiler Babil’e sürgün edilmiştir. Daha sonra Filistin bölgesi Büyük İskender ve sonra Romalılar tarafından işgal edilmiştir.
Hz. Davud soyundan bir Mesih bekleyen Yahudiler, Kudüs’te doğan ve aslen bir Yahudi olan Hz. İsa’nın M.S. 30’lu yıllarda beklenen Mesih’in kendisi olduğunu ilan etmesini kabul etmemişler ve İsa’ya karşı mücadele etmişler ve sonunda çarmıha germişlerdir.
Kudüs Hristiyanlığın merkezidir. Hz. İsa’nın gömülü olduğu ve yine burada dirileceğine inanılan kutsal kabir kilisesi buradadır ve Hristiyanların hac merkezidir.
Hz. İsa’dan sonra havarileri Kudüs’ten ayrılmışlar ve bugünkü Antakya’da ilk kiliseyi havari Petrus önderliğinde kurmuşlardır.
Tabiri caizse Hristiyanlar için Kudüs, Müslümanların Mekke’si gibi, Antakya ise Müslümanların Medine’si gibidir. Zira Hz. Muhammed Mekke’den hicret edip Medine’de ilk mescidi inşa etmiş ve İslam buradan yayılmaya başlamıştır.
Daha sonra Havariler İskenderiye, Roma ve İstanbul’da kiliseler oluşturmuşlardır.
Önceleri Hristiyanlara düşman olan Romalı Pavlus, eski adıyla Saul (bugünkü Tarsus’ta doğmuştur), sonradan Hristiyan misyoneri olmuş ve mektuplar yazarak Hristiyanlığın genişlemesini sağlamıştır.
Birinci yıkımdan sonra tekrar inşa edilen Yahudi tapınağı Romalılar tarafından M.S. 70’li yıllarda tekrar yıkılmış ve Yahudiler sürgün edilmiştir.
Hristiyanlık yaklaşık 300 yıl boyunca Anadolu’da Roma İmparatorluğuna rağmen gelişmiştir. Bu anlamda Müslümanlar için bugünkü Arap yarımadası ne ifade ediyorsa Hristiyanlar için de Anadolu yarımadası aynı şeyi ifade etmektedir.
İlk Kilisenin oluşturulduğu Antakya, Pavlus’un doğduğu yer olan Tarsus, Sille ve Gilistra gibi yerlerin içinde bulunduğu Konya, Kapadokya, İstanbul, Efes, bu günkü Ege Bölgesinde bulunan Yedi Kiliseler Bölgesi Hristiyanlar için kutsal olan yerlerdir.
Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem’in mezarının bugünkü Efes’te bulunan Bülbül dağında olduğuna inanılır Hristiyanlarca. Havari Yuhanna için de böyle inanırlar.
Fark olarak İslam en başından itibaren bir devlete sahip olmuş, Hristiyanlık ise 325 yılına kadar bir devlete sahip olmamıştır. Bu yılda Roma İmparatorluğu Hristiyanlık dinini resmi din olarak kabul etmiştir.
İncil ilk olarak Grekçe yazılmıştır. Bu yüzden cemaat anlamında olan Kilise, Mesih anlamında olan Hristos ve Mesihçi ya da Mesih Bağlısı anlamında olan Hristiyanos kelimelerinin hepsi Grekçe kökenlidir. Bugün batıda Jesus Christ ifadesi İsa Mesih anlamındadır.   
1054 yılında teolojik bir tartışma sonrasında Roma Katolik Kilisesi (Papalık) ile İstanbul Ortodoks Kilisesi (Patriklik) birbirlerini aforoz etmiş ve bu tarihten sonra Hristiyanlık iki mezhebe bölünmüştür.
Her iki taraf ta kendisini Evrensel Kilise ilan etmiştir. Evrensel anlamına gelen latince Katolik kelimesini Romalılar, yine grekçe aynı anlama gelen Ekümenik kelimesini İstanbullular kullanmıştır.
Haçlı seferlerini organize eden Roma Katolik Kilisesi, İstanbul’daki Ortodoks Kilisesini basmış ve buradaki Ortodoks din adamlarını katletmiştir.
16. yüzyılda Alman Martin Luther, Katolik Kilisesi ve Papa’ya karşı mücadeleye girişmiş ve sonunda Kilisenin ve Papanın otoritesini reddetmiştir. Bundan sonra Hristiyanlığın üçüncü mezhebi olan Protestanlık ortaya çıkmıştır. Hristiyanların papazlara ihtiyacı olmadığını ve İncilin dinin tek kaynağı olduğunu ilan etmişlerdir.
Tabiri caizse İslam dünyasındaki bir akım olan Kur’an Müslümanlığı gibi, Protestanlık ta İncil Hristiyanlığı gibi anlaşılabilir.
Evanjelizm sözcüğü Kitab-ı Mukaddes'e dönmek veya yönelmek anlamına gelir.
Evanjelik sözcüğü ise daha çok Protestan Kilisesi'nin muhafazakar kesimini nitelemek için kullanılır. Evanjelikler, ABD'yi kuran ve tutuculuğuyla bilinen Protestan mezhebi Puritenler'in devamıdır. Kıta Avrupası'nda Evanjelik sözcüğü, Protestan veya Lutherci olarak algılanır.
Evanjelik kavramı İncilci manasındadır. İncil de müjde, yeni haber anlamlarına geliyor.
Kitab-ı Mukaddes tabiri Hristiyanlığa aittir. Onlar Eski Ahit dedikleri Yahudi kitaplarını da kabul ederler, ancak Yahudiler bu ayrımı kabul etmezler. Doğal olarak Yeni Ahit’i de kabul etmezler.

Kitab-ı Mukaddes (Holy Bible)
Eski Ahit (Tanah)
Yeni Ahit
Tevrat (Tora veya Yasa)
İnciller (Matta, Markos, Yuhanna, Luka)
Nebiler (Neviim)
Elçilerin İşleri
Yazılar (Ketuvim)
Pavlus'un Mektupları

Diğer Mektuplar

Vahiy


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder