İbranice Havra (Grekçe Sinagogos), Grekçe Kilise, Arapça Cami etimolojik olarak
aynı anlamdadır. Hepsi de topluluk, toplanma yeri anlamındadır.
Musevilerin kutsal kitabı İbranice, Hristiyanların kutsal
kitabı Grekçe (Antik Yunanca), Müslümanların kutsal kitabı ise Arapça
yazılmıştır.
Arapça İbranice dilinden etkilenmiştir. Köken itibariyle
İbranice olan Arapça kelimeler vardır.
M.Ö. 1750 yıllarında, Hz. İbrahim Mezopotamya’da doğmuş,
Kenan iline (Filistin) göçmüş, ülkede baş gösteren kıtlık yüzünden eşi Sara ile
birlikte Mısır’a gitmiş, orada Hacer kendisine cariye olarak verilmiş, daha
sonra tekrar Kenan diyarına dönmüş ve orada vefat etmiştir.
Hacer’den Hz. İsmail, Sara’dan da Hz. İshak doğmuştur.
Hacer’den Hz. İsmail, Sara’dan da Hz. İshak doğmuştur.
Hz. İshak’ın oğlu Yakup ve oğlu Yusuf döneminde Museviler
(M.Ö. 1600’lü yıllar) Mısır’a göç etmiş, burada yaklaşık 400 yıl yaşadıktan
sonra Hz. Musa önderliğinde (M.Ö. 1200’lü yıllar) Kızıldeniz’i geçerek Sina
yarımadasına yerleşmişlerdir. Hz. Musa burada vefat etmiş, Museviler Filistin’e
yerleşmiş ve burada Hz. Davud ve Hz. Süleyman döneminde güçlü bir devlet kurmuşlardır.
Yahudi tapınağı Hz. Süleyman döneminde Kudüs’te inşa edilmiştir. Daha sonra
Yahudiler kuzey-güney devletleri olmak üzere İsrail ve Yahuda devleti olarak
ikiye bölünmüş, kuzeydeki devlet M.Ö. 700’lü yıllarda Asurlular tarafından
işgal edilmiş, güneydeki devlet ise M.Ö. 586 da Babilliler tarafından işgal
edilmiş, Yahudi tapınağı yıkılmış ve buradaki Yahudiler Babil’e sürgün
edilmiştir. Daha sonra Filistin bölgesi Büyük İskender ve sonra Romalılar
tarafından işgal edilmiştir.
Hz. Davud soyundan bir Mesih bekleyen Yahudiler, Kudüs’te
doğan ve aslen bir Yahudi olan Hz. İsa’nın M.S. 30’lu yıllarda beklenen Mesih’in
kendisi olduğunu ilan etmesini kabul etmemişler ve İsa’ya karşı mücadele
etmişler ve sonunda çarmıha germişlerdir.
Kudüs Hristiyanlığın merkezidir. Hz. İsa’nın gömülü olduğu
ve yine burada dirileceğine inanılan kutsal kabir kilisesi buradadır ve
Hristiyanların hac merkezidir.
Hz. İsa’dan sonra havarileri Kudüs’ten ayrılmışlar ve
bugünkü Antakya’da ilk kiliseyi havari Petrus önderliğinde kurmuşlardır.
Tabiri caizse Hristiyanlar için Kudüs, Müslümanların
Mekke’si gibi, Antakya ise Müslümanların Medine’si gibidir. Zira Hz. Muhammed
Mekke’den hicret edip Medine’de ilk mescidi inşa etmiş ve İslam buradan
yayılmaya başlamıştır.
Daha sonra Havariler İskenderiye, Roma ve İstanbul’da
kiliseler oluşturmuşlardır.
Önceleri Hristiyanlara düşman olan Romalı Pavlus, eski
adıyla Saul (bugünkü Tarsus’ta doğmuştur), sonradan Hristiyan misyoneri olmuş
ve mektuplar yazarak Hristiyanlığın genişlemesini sağlamıştır.
Birinci yıkımdan sonra tekrar inşa edilen Yahudi tapınağı
Romalılar tarafından M.S. 70’li yıllarda tekrar yıkılmış ve Yahudiler sürgün
edilmiştir.
Hristiyanlık yaklaşık 300 yıl boyunca Anadolu’da Roma
İmparatorluğuna rağmen gelişmiştir. Bu anlamda Müslümanlar için bugünkü Arap
yarımadası ne ifade ediyorsa Hristiyanlar için de Anadolu yarımadası aynı şeyi
ifade etmektedir.
İlk Kilisenin oluşturulduğu Antakya, Pavlus’un doğduğu yer
olan Tarsus, Sille ve Gilistra gibi yerlerin içinde bulunduğu Konya, Kapadokya,
İstanbul, Efes, bu günkü Ege Bölgesinde bulunan Yedi Kiliseler Bölgesi
Hristiyanlar için kutsal olan yerlerdir.
Hz. İsa’nın annesi Hz. Meryem’in mezarının bugünkü Efes’te
bulunan Bülbül dağında olduğuna inanılır Hristiyanlarca. Havari Yuhanna için de
böyle inanırlar.
Fark olarak İslam en başından itibaren bir devlete sahip
olmuş, Hristiyanlık ise 325 yılına kadar bir devlete sahip olmamıştır. Bu yılda
Roma İmparatorluğu Hristiyanlık dinini resmi din olarak kabul etmiştir.
İncil ilk olarak Grekçe yazılmıştır. Bu yüzden cemaat
anlamında olan Kilise, Mesih anlamında olan Hristos ve Mesihçi ya da Mesih
Bağlısı anlamında olan Hristiyanos kelimelerinin hepsi Grekçe kökenlidir. Bugün
batıda Jesus Christ ifadesi İsa Mesih anlamındadır.
1054 yılında teolojik bir tartışma sonrasında Roma Katolik
Kilisesi (Papalık) ile İstanbul Ortodoks Kilisesi (Patriklik) birbirlerini
aforoz etmiş ve bu tarihten sonra Hristiyanlık iki mezhebe bölünmüştür.
Her iki taraf ta kendisini Evrensel Kilise ilan etmiştir.
Evrensel anlamına gelen latince Katolik kelimesini Romalılar, yine grekçe aynı
anlama gelen Ekümenik kelimesini İstanbullular kullanmıştır.
Haçlı seferlerini organize eden Roma Katolik Kilisesi,
İstanbul’daki Ortodoks Kilisesini basmış ve buradaki Ortodoks din adamlarını
katletmiştir.
16. yüzyılda Alman Martin Luther, Katolik Kilisesi ve
Papa’ya karşı mücadeleye girişmiş ve sonunda Kilisenin ve Papanın otoritesini
reddetmiştir. Bundan sonra Hristiyanlığın üçüncü mezhebi olan Protestanlık
ortaya çıkmıştır. Hristiyanların papazlara ihtiyacı olmadığını ve İncilin dinin
tek kaynağı olduğunu ilan etmişlerdir.
Tabiri caizse İslam dünyasındaki bir akım olan Kur’an
Müslümanlığı gibi, Protestanlık ta İncil Hristiyanlığı gibi anlaşılabilir.
Evanjelizm sözcüğü Kitab-ı Mukaddes'e dönmek veya
yönelmek anlamına gelir.
Evanjelik sözcüğü ise daha çok Protestan
Kilisesi'nin muhafazakar kesimini nitelemek için kullanılır.
Evanjelikler, ABD'yi kuran ve tutuculuğuyla bilinen Protestan mezhebi Puritenler'in devamıdır. Kıta Avrupası'nda Evanjelik sözcüğü, Protestan veya Lutherci olarak
algılanır.
Evanjelik kavramı İncilci manasındadır. İncil de müjde, yeni
haber anlamlarına geliyor.
Kitab-ı Mukaddes tabiri Hristiyanlığa aittir. Onlar Eski
Ahit dedikleri Yahudi kitaplarını da kabul ederler, ancak Yahudiler bu ayrımı
kabul etmezler. Doğal olarak Yeni Ahit’i de kabul etmezler.
Kitab-ı Mukaddes (Holy Bible)
|
|
Eski Ahit (Tanah)
|
Yeni Ahit
|
Tevrat (Tora veya Yasa)
|
İnciller (Matta, Markos, Yuhanna, Luka)
|
Nebiler (Neviim)
|
Elçilerin İşleri
|
Yazılar (Ketuvim)
|
Pavlus'un Mektupları
|
Diğer Mektuplar
|
|
Vahiy
|
|
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder