Faiz kapitalist sistemde paranın kirasıymış. Diyorlar ki;
nasıl para ile alınan gayrimenkul kiraya verilip gelir elde ediliyorsa, para
sahipleri bu paralarını bina almaktan vazgeçip, bina almak isteyenlere
vermeleri durumunda da para kiraya verilip gelir elde ediliyormuş.
Bankacılık sisteminin topluma maliyeti elde ettikleri brüt
faiz ve faiz dışı gelirlerinin toplamı kadardır. Çünkü bu sistemin, kullandıkları kaynaklar
için başkalarına ödedikleri faizler ve hizmet giderleri de toplumun katlandığı
bir maliyettir. Bu sistemin topluma faydasının da olduğunu iddia edecekler için
peşinen söyleyeyim, ben bu sistemin maliyet boyutunu analiz etmeye çalışıyorum.
Başkaları da fayda boyutunu analiz edebilir.
Faiz maliyeti sadece bankalara ödenen kısımla kalmıyor.
Bunun yanında Finansal Kiralama Şirketleri, Faktoring Şirketleri, Finansman Şirketleri
de faiz ve hizmet geliri elde ederler. Toplum faizi ya direk olarak yani
bireysel kredi kartları, tüketici kredileri kullanarak öderler, ya da ticari
kurumların ödeyip maliyet yazdıkları mal ve hizmetleri satın aldıklarında
dolaylı olarak öderler.
Özet olarak faiz sisteminin topluma olan maliyeti finansal
kuruluşların brüt gelirleri ve Devlet Hazinesinin bütçe dengesini sağlamak için
yapmış olduğu borçlanmalar için ödediği toplam rakamlar ve kayıt dışı (tefeciler,v.b.)
faiz ödemeleridir. Çünkü Hazine’nin ödediği borçlanma maliyetleri toplumun
gelirlerinden alınan vergilerle karşılanmaktadır. Tabi bu kurumların birbirleri
ile olan işlemleri sonucu alınan faizler netleştirilmelidir. Yani diğer
finansal kuruluşların banka sistemine ödediği faizler ile Hazine’nin bankalara
ve diğer finansal kuruluşlara ödediği faiz ve hizmet giderleri brüt gelirlerden
düşülmelidir. Bu toplam maliyetin kayıt dışı olanı hariç miktarı doğruya yakın
olarak artık biliniyor.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder