Evet, Türkiye CUMHURİYET Merkez Bankası (yani TCMB) özel
kanunla kurulmuş bir Anonim Şirket’tir.
Dikkat! CUMHURİYETİ değil CUMHURİYET.
Peki, bu özel şirketin ortakları kim?
Yüzde sekseni devlete ait (%55 Hazine, %20 Ziraat Bankası,
%5 TCMB Sandığı(Mervak)).
Kaynak: http://www3.tcmb.gov.tr/yillikrapor/2015/files/tr-full.pdf (sayfa 86’ya bakınız.)
Ziraat Bankası’nın tamamı da Hazine’ye aittir.
Yani Banka Meclisi’ni devlet belirler.
TCMB Başkanı’nı ise Bakanlar Kurulu yani Hükümet atar.
Geriye kalan yüzde yirmiye sahip esrarengiz! kişiler ne tür
menfaatler elde edebilirler?
Banka meclisinin seçiminde ve başkan atamasında, yani
yönetimde hiç bir etkileri yok.
Ekonomik anlamda bir menfaatleri var mı?
Evet var.
Bu esrarengiz! yüzde yirmi her yıl banka karından ne kadar
kar payı alıyorlar biliyor musunuz?
Tam tamına 600 TL.
Yanlış yazmadım, altıyüz TL.
Yaklaşık yarım aylık asgari ücret.
Geriye kalan dağıtılan karın tamamını Hazine alır. (1211
sayılı kanun, Madde 60)
Kaynak: http://www3.tcmb.gov.tr/yillikrapor/2015/files/tr-full.pdf (sayfa 88’e bakınız.)
Neymiş?
Cumhuriyeti değil, Cumhuriyet olmasının hiçbir önemi yokmuş.
Çünkü hem yönetim hem de kar devlete aitmiş.
Sahipleri belli değil demek doğru değilmiş. Çünkü sahipleri
belliymiş.
Gelelim ikinci mevzuya.
TCMB para basar, bu paraları da bankalara verir, bankalar da
daha yüksek faizle! devlete borç verir.
Bugün itibariyle TCMB yüz milyar TL bankalara para veriyor.
Bu para yaklaşık yüzde dokuz civarında faiz karşılığında
veriliyor.
Bunun yaklaşık yarısı bir haftalık vade ile ve devlet
tahvili karşılığında veriliyor.
Diğer yarısı ise gecelik vadeli olarak veriliyor.
Yani bir hafta sonra belki yüzde on beş faiz isteyebilir.
Ya da hiç vermeyebilir.
Ya da gecelik faiz oranını artırabilir ya da hiç
vermeyebilir.
Peki, banka kısa vadeli TCMB’den aldığı bu parayı devlete
nasıl satıyor.
Ortalama yüzde on faizle.
Ama bir yıldan fazla vade ile.
Hatta aldığı paranın yaklaşık üç katı miktarda.
Gecelik ya da bir haftalık vade ile yüzde dokuzdan aldığı
parayı, yüzde on’dan bir yıldan daha uzun vade ile devlete satıyor.
Elde ettiği karın yüzde otuz beşini de devlete vergi olarak
verir.
Eğer TCMB bankaları fonlamayı azaltır ya da keserse, banka
yüzde 12 hatta yüzde 13 faizle topladığı mevduatla finanse eder devlete verdiği
borç parayı.
Yani banka bu işten para kazanmayı bırak, tam tersi zarar
eder.
Maksat bir sistemi ya da kişileri savunmak değil.
Adil olmak.
Yanlış biliyorsam doğrusunu dinlemeye hazırım.
Bir de havadan para yaratma mevzusu var.
Banka topladığı mevduata faiz öder, toplanan bu mevduatın
yüzde doksanını da faiz karşılığında kredi olarak verir. Ne var bunda.
Verdiği kredi tekrar banka sistemine girerse ona da faiz
verip, kredi olarak satar.
Banka kendi özkaynağını, topladığı mevduatı, TCMB’den aldığı
paraları, yurtdışından aldığı sendikasyonları bir havuzda toplar, bunun
maliyeti üzerine 3-5 puan koyarak kredi verir.
Kısa vadeli elde ettiği kaynakları, daha uzun vadede kredi
olarak verir.
Babanın oğluna borç para vermediği bu devirde, banka
milyonlarca kişiye kredi verir, bunun tahsilat riskini üstlenir. Bu sayede
ekonomi de canlanır.
Ticaret yapma özürlü, finans yönetimini bilmeyen, kasasına
para girer girmez bununla kat, yat, lüks araba alan girişimcilere! kredi veren
bu kurumlara haksızlık etmemek te lazım.
Şu sıkıntılı günlerde piyasayı döndüren, ticaretin devam
etmesine katkıları olan yine bu kurumlardır.
Kendileri yüzde on civarında para kazanırken, mevduata yüzde
13 faiz veren yine bu kurumlar.
Elden aldığını, ele satıyor diyebilirsiniz.
Ama 290 milyar TL sermayelerini de riske atıyorlar.
Merkez bankasında şu kadar döviz rezervi var derken, bu
dövizin 80 milyar doları bankalara ait. Bankaların yıllık yüzde 3-4 hatta bugünlerde yüzde 6 civarında faiz karşılığında borçlandıkları bu dövizleri TCMB, yıllık yüzde 0,5 faiz karşılığında ABD tahvillerine yatırıyor. Geri kalan 30-40 milyar dolar
civarındaki miktar ise merkez bankasına ait.
Sadece
2015 yılında 2.350.350.777 TL kurumlar vergisi ve 9.303.012.520 TL de kar payı
olmak üzere toplam 11.653.363.297 TL (yaklaşık 4 milyar USD) hazineye para
aktarmıştır.
Topladığı mevduata ya da borçlandığı tutarlara TL bazında
yüzde 10-12, dolar bazında yüzde 4-6 oranında faiz öderken, merkez bankasına
yatırdığı zorunlu karşılık tutarlarına çok cüzi bir miktar faiz ödenmektedir.
Yani zorunlu karşılıktan dolayı katlandıkları büyük bir miktar faiz maliyeti
vardır.
Bu yazının kaleme alınmasının sebebi; TCMB konusunda monolog
değil, diyalog ortamının oluşmasını istemektir.
Hiç yorum yok :
Yorum Gönder